ÖĞRETMENİMİZDEN ÇAMLARALTI'NA BİRİNCİLİK

26/11/2014

 ÖĞRETMENİMİZDEN ÇAMLARALTI\'NA BİRİNCİLİK

Milli Eğitim Müdürlüğü\'nün 24 Kasım Öğretmenler Günü kutlamaları kapsamında, İzmir ili genelinde tüm öğretmenlere yönelik düzenlediği \"Anı Yarışması\"nda, İlköğretim Kurumları Müdür Yardımcımız Sema Emel ÇELİK, \"Acıya Tebessüm\" başlıklı yazısıyla birincilik ödülünü kazandı. İşte okulumuza bu gururu yaşatan öğretmenimizin yazısı:

Uzun yıllar geçse de içinizi acıtan anılarınız vardır. Yaşam boyu anımsadığınızda o günlere geri dönüp bir iç çekersiniz. Bu yürek sızısını da ancak aynı duyguları yaşayan meslektaşlarınız anlar. Çünkü onların yaşamında da böylesine notlar vardır. Anılarınızı her tazelediğinizde yeniden canlanır yeniden yaşarsınız. Bazen acı çektiğinizi bile bile.

On yedi yaşında başladığım bu kutsal meslekteki amacım, bilgisizlikten çorak ve çatlayan topraklara su, tükeninceye kadar yanan bir mumun aydınlığı olmaktı. Hedefim kültürü oluşturarak zekayı, hayali, duyguyu işlemekti ilmek ilmek ..

Karlı çizmelerle, karlı ovalardan yemyeşil vadilere yürüyen, köylerin kentlerin aydınlığı olacak kardelen çiçekleriydik yurdun her köşesine dağılan. Küçücük yüreklerimizde büyük hedefleri taşıyan özgürlüğün yağmuru, geleceğin alın yazısı olmaktı düşlerimiz.

Bireyin doğuştan var olan yetenekleri çağdaş eğitimle pekiştirilmezse orada burada gelişigüzel sağa sola saçak atan sarmaşıklar gibi yabancılaşırlar derdik, bu bilinçle başladık inançla yürüdük tam kırk dört yıl.

Sınıfım ikinci yuvamdı. Öğrencilerimin gözlerindeki aydınlık beni her geçen gün onlara daha çok yaklaştırıyordu. Hepsi bendim artık. Sınıftan içeriye girdiğimde bağırarak sınıf parolamızı söylerlerdi.

-Çocuklar yaşamımızdaki üç altın nedir?

-Doğruluk, iyilik, onurumuz

Çok mutlu olduğumuz bir oyundu bu. Çabasız geçen her gün ve bir etkinlik yapmadan bir şeyler üretmeden geçen her an vicdanımızı ezecek ağır bir yük, güzel duygularımızı incitecek acı bir ıstırap olur derdim. Tam olarak anlamasalar bile yıllar sonra bu sözleri yaşayacaklarına inanırdım.

Her biri benim için kutsal bir değer olan öğrencilerimin evine gider yaşam öykülerini yakından öğrenmek isterdim. Bir gün teneffüste Merve isimli öğrencim yanıma sokularak

-Öğretmenim bir gece sizde kalabilir miyim?

Şaşırmıştım. Gülümseyerek

-Düşünelim Merve\'ciğim dedim.

Düşünelim demiştim, ama aklımdan hiç çıkmıyordu. O tertemiz sorgulayan bakışları ve mahzun soruşuyla bunu ne kadar çok istediğini anlamıştım. Merve çok küçükken ailece geçirdikleri bir kazada annesi bacaklarını kaybetmiş çok zor günler yaşamışlardı. Ailenin tek çocuğuydu. Annesi protez bacağı ile Merve için çırpınıp dururdu. Olayı bildiğim için anneyi arayıp durumu anlattım.

-Öğretmenim biliyorsunuz ki Merve’yi gözümüzden sakınırız, ama sizi çok seviyor sizce sakıncası yoksa bir akşamı sizde geçirebilir. Dünyalar benim olmuştu. Hemen ertesi günü ayarladım. İçim içime sığmıyordu. Akşamdan onun seveceği yemek ve pastaları öğrenip hazırladım. Okula gelince yanıma çağırıp:

-Bu akşam beraberiz ama arkadaşların duymasın üzülürler .O güzel yüzünde muzip bir gülümseme belirdi.

-Tamam öğretmenim bu bizim sırrımız.

Zil çalıp öğrencilerimi uğurladıktan sonra Merve’yle eve geldik. Öylesine mutlu ve neşeliydi ki... Meraklı bakışlarla önce evi ve ailemi inceledi. Birlikte yemek yedikten sonra günlük ödevimizi yaptık. Yavaşça yanıma sokulup kimsenin duymayacağı bir şekilde:

-Bu gece sizinle yatabilir miyim?

İçindeki yalnızlığı hissetmiştim. Geceliğini giymesine yardım edip kendisi için hazırladığım yatağına götürdüm. Yanına uzandığımda o güzel yüzünde güller açmıştı. Saçlarını okşadım. İpek gibi yumuşacıktı. Biraz konuştuktan sonra uyuması için kendim uyumuşum gibi yaptım. Minicik elleri ile yüzümü okşuyordu. Bir ara doğruldu:

-Öğretmenim öğretmenim siz de ayağınızı çıkarmayacak mısınız?

O anda oda başıma yıkılıyor sandım. Ufacık yüreğindeki acıyı kendi içimde hissettim. Annesinin yaşadığı sıkıntıyı öylesine içine almıştı ki sevdiği herkesin aynı kaderi yaşadığını düşünüyordu. Annesi akşamları ayağındaki protezi çıkarırken onun sızlayan yüreği ile gözlediğini anlamıştım.

-Yok Merve’m bu gece çıkarmadan yatacağım. Yalan söylediğimi anlamış mıydı bilemiyorum. Ama bunun ikimizi de rahatlattığını fark etmiştim. İnanmasak bile….

Başını göğsüme dayadım, kalp atışlarımız birleşmiş gibiydi. Yanaklarımdan süzülen damlaları anlamasın diye yastığıma gömdüm. Elleri ellerimin içinde melekler gibi uykuya daldı

Yıl 2014 sınıfım kapısı açıldı çok güzel bir genç kız girdi içeriye. Gözlerinden tanıdım bu benim minik Merve’mdi. Aradan yıllar geçmiş, mühendislik fakültesini bitirmiş işe girmiş. Arayıp izimi bulup bana gelmiş. Sımsıkı sarıldık O gecedeki gibi elleri ellerimin içinde sıcacıktı,tıpkı yüreği gibi

Karanlık bir köye ışık olma adına tebeşir götürürken yolda tipiye yakalanıp donarak ölen, cahil bir kurşunun hedefi olan, dürüstlüğünün bedelini sürgünlerle ödeyen onlarca arkadaşlarım nice böylesi anıları taşır yorgun yüreğinde.


\"\"
 
\"\"
 
\"\"

ÇAMPORTAL